Liderlik Neden Birinci Kriter?
24 Nisan 2009 | Yazar: Murat Çokeker | Kategori: Manşet, Modelin Temel Kavramları, İnsanİdareci, yönetici ve lider arasındaki farkların neler olabileceğini bu yazıyı okumandan önce bir iki dakika boyunca düşünmenizi öneriyorum.
Gerçek liderlerin idareci ve yöneticilerden farkı neredeyse ak ile kara arasındaki fark gibidir. Gerçek liderler öncü ve sürükleyici iken idareci ve yöneticiler takipçidirler. Sürüklemeyi ve önden gitmeyi beceremezler. Onların işleri idare etmek ve yönetmektir. Liderler ise öncüdürler.
Liderliğin çok önemli olduğunu hepimiz biliriz. Gerçek liderlerin çok zor ve çok nadiren yetiştiğini kabul etmemiz gerekir.
Liderlik Avrupa çapında bir çok büyük ve kurumsal firma tarafından uygulanmakta olan EFQM mükemmellik modelinin birinci kriteridir.
EFQM mükemmellik modelinin kriterleri:
- Liderlik
- Politika ve stratejiler
- Çalışanlar
- İşbirlikleri ve kaynaklar
- Süreçler
- Müşterilerle ilgili sonuçlar
- Çalışanlarla ilgili sonuçlar
- Toplumla ilgili sonuçlar
- Temel performans sonuçları
Bunun bir rastlantı olmadığını ve bilinçli bir şekilde kurgulandığını bilmemiz gerekir. Peki liderlik kriterinin birinci kriter olarak seçilmesinin sebepleri neler olabilir?
Bursagaz’da mükemmellik modelini uygularken edindiğimiz deneyimlere göre bir kurum için liderin yapacağı öncülük, liderin belirleyeceği misyon ve vereceği vizyon kuruluş ve çalışanları için gerçekten hayati bir öneme sahiptir. Kuruluşun hedefleri liderler tarafından belirlenir. Bu hedefe hangi araçları kullanarak ve hangi rotayı izleyerek ulaşılacağı da yine büyük oranda lider tarafından belirlenir.
Bursagaz deneyiminde özelleştirme ile devlet elinden alınan sıradan bir kuruluşun 4 yıl kadar kısa bir süre içerisinde Avrupa Kalite Ödülü’nü alabilmesi mükemmelliği aşan bir başarıdır. Bu başarıya en önce inanan ve tüm çalışanlarının da inanmasını sağlayan Bursagaz’ın o dönemdeki lideri yani genel müdürü olmuştur. Hiç kimsenin bu kadar kısa bir süre içerisinde ulaşılabileceğine inanmadığı ve hatta mükemmellik modelinin kurgulanmasında bizzat görevler alan bizlerin dahi inanmadığı başarı liderin doğru hedefleri seçmesi, çalışanı motive etmesi neticesinde ulaşılmıştır. Bursagaz bu başarıya gerçek bir liderin öncülüğü olmasaydı ulaşamazdı.
Yine aynı perspektiften bakar isek; liderlik eksikliği yada liderlerin değişimi de kurum için hayati bir takım sonuçların doğurabileceğini görebiliriz. Kuruma yön veren liderin kuruluştan ayrılması açık denizlerde yol alan bir yelkenlinin ana direğinin yıkılması gibi bir sonuç doğurabilir. Bu durumda esen hiçbir rüzgarın kuruma yön veremeyeceği aşikardır. Aynı sağlamlık ve dirayete sahip başka bir direğin ikame edilmesi beklenir. Aksi durumda tüm çalışanları içerisine alan gemide bir facianın yaşanması olasıdır.
Bursagaz deneyiminde gerçek bir liderin kuruluşu çok kısa bir sürede başarıya ulaştırmasının deneyimini yaşayan bizler liderlik değişiminin ne kadar sancılı olabileceğini de çok yakından gözlemleme fırsatına sahip olduk. Liderlik değişimi ile birlikte kuruluşunun tüm çalışanları ve işbirlikleri tarafından benimsenmiş olan vizyon ve değerlerinin de değişmesi gerçekten sancılı bir takım sonuçları ortaya koymuştur. İnsana verilen değerin yavaş yavaş törpülenmesi ile birlikte çalışan motivasyonu kaybolmaya başlamış verimlilik ciddi oranda azalmıştır. Hedeflerin belirsizleşmesi, kurumsallaşmış kariyer geliştirme sistemi, performans geliştirme sistemi gibi süreçlerin pasifize edilmesi ile bu sonuçlar daha da derinleşmiştir.
Bursagaz örneği liderliğin kurum ve çalışanları için ne kadar hayati olduğuna dair somut bulgular ortaya koymaktadır. Bursagaz deneyimini yaşayan bizler bu nedenle kendimizi şanslı hissetmekteyiz. Elmas ve kömür arasındaki farkı hem kuyumcu dükkanında çalışmış hem de kömür mahzeninde çalışmış birisinden daha iyi kimsenin bilemiyeceği aşikardır…



Yazınızda ki bilgilerle uyuşabilecek bir yazıya rastladım. Yazıları yazanlar başka kişilerde olsa aklın yolunun bir olduğunu gösteriyor.
http://blog.lifeoverip.net/2009/04/25/yoneticiler-neden-teknik-kapasitesi-dusuk-calisanlardan-hoslanir/
Başvuru kitabının liderlik maddesinde ifadesinde en zorlandiğım alan Pukö çevrimini başlatacak ve değişimin ilk tetikleyicisi olan liderin (Pukö küresini hatırlayın ortasında kişisel vasıflar ve becerilerin olduğu) bulunup bulunamayacağı idi. O lider var ise sistem işlemeye başlıyor. Zaten Sistemi değiştiren, dönüştürene ve ilk olana lider deniliyor. Ondan sonrası idareci ve yöneticilerin işi. Bursagazda bu yaşandı. Ertuğrul beyin liderliğinde.